Benim yöntemim hayatıma minimmum sayıda insanla devam etmek. Ailem ve bir kaç dostumdan başka kimseyi yakınıma sokmuyorum. Kimseden bir beklenti içinde değilim, yapabildiğim kadarıyla herşeyi tek başıma yapmaya çalışırım. Çok mecbur kalırsam yardım isterim. Tabiki çok zor oluyor ama üzülmemek, kırılmamak için buna mecburum. Kendimi çok yalnız hissettiğim dönemler olsa da bu benim için en iyisi diye teselli veriyorum kendime. Ama işte çocuklar işin içine girince herşey karışıyor biraz, Nil çok kırılgan mesela. Manolya'nın dediği gibi onların duygusal gelişimleri için bu da gerekli.
Örnek vereyim Nil'in yıl sonu gösterisinin olacağı tarihi babaannesi ve dedesi biliyorlardı. Sürekli her konu açıldığında babaannesi geleceğini söylüyordu. Gösteriden birkaç gün önce köye gitmeye karar verdiler, gitmelerini gerektiren bir durum olmadığı halde. En açık şekilde "Lütfen gitmeyin, birkaç gün sonra gidin Nil çok üzülür" dedim ama "böyle denk geldi, napalım" gibi sözlerle geçiştirdiler. Hatta "ben Pazar günü gelirim olazsa" dedi babaannesi ama gelmedi. Kızım çok üzüldü. Allahtan diğer dedesi, dayısı, babası vardı.