2 Yaş Sendromu (Inat Dönemi)
Inat Dönemiİnat döneminin ilk basamağında çocuklar bir yandan anne babadan
kopma, ayrılma korkusu yaşarlarken diğer yandan da yeni şeyler
keşfetmek, denemek isteğiyle sürekli bir çelişki içerisindedirler.
18. aya kadar anne babasının dediklerini yapan, söylenileni kabul eden
çocuk artık kendisinin bir birey olduğunun farkına varır ve bunu da
kendisine ve çevresine kanıtlamaya çalışır. O zamana dek her işi anne
baba tarafından yapılan çocuk artık her şeyi kendi başına
yapabileceğini anlamış ve bu nedenle de hem kendi sınırlarını hem de
becerilerini denemek amacıyla anne babaya karşı çıkmaya başlamıştır.
Çocuk bir taraftan kendi işini kendisi yapmaya çalışıyor, kendi
kararlarını kendisi vermeyi istiyor ve çevresini keşfetmeye çalışıyor
bir taraftan da hala anne babaya ihtiyacı olduğunu, onların vereceği
güvene ihtiyaç duyduğunu hissedip duygusal patlamalar yaşıyordur.
Bu yaşta çocuğun dil gelişimi hızlanmaya başlamıştır; ancak tam olarak
düşünce ve duygularını ifade etmeye yetmez. Algılaması oldukça
ilerlemiş, olaylar arasındaki bağlantıları kurmaya başlamıştır.
Sınırların ve haklarının nereye kadar uzandığını anlamaya çalışırken,
sık sık ondan beklenilen davranışın aksini yapmaya çalışır. Özellikle
bu dönemde sınırları öğrenemeyen çocuk ileride kuralları kabul etmekte,
başkalarının hakkına saygı göstermeyi öğrenmekte ve davranışlarının bir
sonucu olduğunu anlamakta zorlanır.
İnat döneminin ikinci basamağında ise çocuklar “İstemek” ile
“Başarabilmek” arasında bir gel git yaşarlar. Çocuk rahat hareket
edebilmeye, düşüncelerini ifade etmeye başlamıştır; ancak her
istediğini de gerçekleştiremediğinin de farkına varır. Her isteğinin
gerçekleşemeyeceği gerçeği çocuğun çoğu zaman öfke nöbetleri
yaşamasına, agresif tepkiler vermesine yol açar. Bu dönemde çocuğun
edineceği tecrübeler gelecekte tüm hayatı boyunca ona gerekli olan
tecrübelerdir. Çocuk her istediğinin istediği an olamayacağını
öğrendiği bu dönemde yine sınırları zorlamaya çalışır. Çocuğun ileriki
yaşlarda davranış bozukluğu gösterip göstermemesi anne babanın bu
dönemde tutarlı davranıp davranmamasıyla yakından alakalıdır.
Hem anne baba hem de çocuk için çok zor bir dönem olan inat dönemi
çocuğun gelişimi için attığı büyük bir adımdır. Tüm bu tecrübeler
ileride toplum içinde birlikte yaşam, sosyal gelişim için gereklidir.
Çocuk inat döneminde edindiği tecrübeler ve anne babanın doğru
tepkileri sayesinde isteklerini yönetmeyi öğrenecektir.
İnat döneminde yapılması gerekenler
- İnat döneminde yapılması gereken en önemli şey anne
babanın olaylar karşısında sakin kalabilmesidir. Agresif, öfkeli,
sinirli çocuk anne ya da babasının kontrollü davranışları karşısında
kendisini güvende hisseder. Ne yapacağını şaşırmış, telaşlı, sinirli
olunduğunda çocuk daha çok telaşlanacak, daha çok sinirli davranışlar
gösterecektir. Her gergin ortamda olduğu gibi iki taraftan birisinin
sakin olması, kontrolü kaybetmemesi çok önemlidir. - Çocuğu
gözlemlemek çok önemlidir. Çocuk hangi durumlarda nasıl tepkiler
veriyor, hangi durumlarda öfkeleniyor, hangi durumlarda çelişki yaşıyor
anne babanın gözlemleri sonucunda bilmesi gereken önemli noktalardır. - İnat döneminin çocuğun bireyselleşmesi, gelişimi için çok önemli olduğu unutulmamalıdır.
- Anne baba, çocuğu bu dönemde kendi başına yapabilecekleri
konusunda desteklemeli, kendi işini kendisi yapabilecek, kendine
güvenen birey olarak yetişmesi için imkan vermelidir. Çocuk bu dönemde,
kendi başına yemek yemek isteyecek, kendi kıyafeti kendisi seçip kendi
başına giyinmek isteyecektir. Aileler bu davranışların alışkanlık
olabilmesi ve kendi ayakları üstünde duran bir birey olarak yetişmesi
için çocuğa “Sana güveniyorum, başarabilirsin” hissi vermelidir. - Çocuğun meraklı olduğu bu dönemde soru sorma isteği köreltilmemeli, bıkmadan yorulmadan çocuğa cevap verilmelidir.
- Aile içinde kesin çizgilerle belirlenmiş ve herkesin uyduğu kuralların
olması ve bu kurallar doğrultusunda çocuğun istenilmeyen davranışlarına
hem anne hem de babanın aynı tepkileri vermesi çok önemlidir. - Çocukla pozitif bir iletişim kurulmalıdır. Sürekli “Hayır”, “Yapma” demek
yerine çocuktan ne istenildiği pozitif bir dille ifade edilmelidir. - Çocuğa yasaklar getirmek yerine seçenekler sunulmalıdır. “Tükenmez kalemle
masayı çizme!” diye bağırmak yerine “Boya kalemlerini ve defterini
vereyim oraya boya masamız kirlenmesin.” denmelidir . Ya da evin içinde
zıplaması istenmiyorsa çocuk dışarıya çıkarılmalı ve hareket ihtiyacını
karşılayabilmesi ve içindeki enerjiyi atabilmesi için imkan
verilmelidir. - Çocuk bir öfke nöbetine girecekken çocuğun dikkatini başka bir yöne çekip, ilgileneceği bir alanda ona seçenek verilmelidir.
- Çocukla inatlaşılmamalıdır.
- Olabildiğince az ama gerekli olduğu kadar da çok kural olmalıdır. Yasaklar çocuğun
daha çok agresif ve hırçın olmasına neden olur. Yasaklar yerine
kuralların nedenini ve ne işe yaradığı açıklanmalıdır. Çocuk yerine
getirilmeyecek bir istekte bulunuyorsa, isteğinin neden
gerçekleşemeyeceğini açık ifadelerle açıklanmalıdır. - Empati kurulmalıdır. Çocuğun isteği yerine getirilmediğinde anne baba onu
anladığını, onunla birlikte üzüldüğünü; ama önceden açıklanan
nedenlerden dolayı o isteğinin gerçekleşemeyeceği söylemelidir. - Çocuk öfke nöbetindeyken sakin ve tutarlı kalmak çok önemlidir. Çocuk
sakinleşmek için anne babasının yakınlığına ihtiyaç duyuyorsa bu imkan
verilmelidir. Sakinleşmek için ya da sakinleştikten sonra anne
babasının kucağına gelmek isteyen çocuğa yaptıklarından dolayı suçluluk
duygusu verilmemelidir. Konu ile ilgili çocukla tekrar konuşulmalı,
neden bu şekilde davranmak zorunda olduğunu anne baba açıklamalıdır.
Eğer anne baba gereğinden daha fazla sert tepki verdiyse çocuktan özür
dilenmelidir. Çocuğun bu tür sinir krizlerinden sonra sevildiğini
hissetmeye daha çok ihtiyacı vardır. - Her şeyden önemlisi anne baba çocuğa iyi bir model olmak zorunda olduğunu unutmamalıdır.
Çocuklar anne babalarının davranışlarını, olaylara karşı verdikleri
tepkileri örnek alırlar.
S. Nil Tuncalı Eğitmen-Çok Kültürlü Eğitim Uzmanı-Wellness Trainer














