Tutarlılık Tek Çözüm
Komşular, tanıdıklar “Sana çocuklarımla ilgili bir sorum var” diye konuya başladıklarında çoğu zaman soru tamamlanmadan ben cevabı biliyorum. Soruyu soran da cevap önceden biliyor..
Komsum 6 yaşındaki kızının günde 1 saat televizyon seyretme izini olduğunu, bugüne kadar buna uyulduğunu ancak son zamanlarda izlediği program bittikten sonra televizyonu kapatmak istemediğini, hırçınlaştığını söyledi. “Biz hayır süren bitti” deyince bağırıyor, kapıları çarpıyor” dediğinde “Sence ne yapmalısın öyle davrandığında” diye sordum “Ah Nil hayır lütfen, tutarlı ol deme, çok zor bu” diye cevap verdi.
Almanlar biz Türk´ lere göre çocuk eğitiminde, disiplin ve kurala daha çok önem veriyorlar. Konu tutarlılık olduğunda onlar da zorlanıyorlar. Tutarlı olmak bir eğitimde en önemli hususlardan birisi. Anne babalar tutarlı olmakta çoğu zaman zorlanıyorlar.
Komsuma “Sen önce “Hayır” dediğin halde birkaç kez kızın karşı çıktığı için tutarlı olmayıp televizyonu seyretmesine izin verirsen, kızın hayırların önemsiz olduğunu ve biraz bağırıp çağırarak istediği kadar televizyon seyredebileceğini öğrenecektir. Kısa süre içinde senin “Hayır” larının hiç bir önemi kalmayacak ve kızın her istediğini bağırıp, kapı çarparak elde etmeye çalışacak” dediğimde . “Evet aynen bu şekilde gelişmeye başladı zaten olaylar. Bana tutarlı olmam gerektiğini söyleyeceğini biliyordum, ama belki daha kolay bir yolu vardır diye sordum” dedi. Maalesef bu tür konularda tutarlı olmaktan başka bir çare, çözüm yok.
Bir başka tanıdığım yarim gün çalıştığını eve geldiğinde kızları da okuldan geldiğini ve is yerinden sonra yemek, ev ödevleri, oyun gibi faaliyetler gibi nedenlerle kendisinin nefes alamadığını anlattı. “İş yerinden sonra dinlenmeye vaktim kalmadan tüm gün koşuşturmamayla geçiyor ve ben aksam olmadan yorgun düşüyorum. Bu beni çok gergin yapıyor ve çocuklara da yansıyor” diye dert yanıp dolaylı yoldan bir öneri bekleyen tanıdığa su öneride bulundum. Ev ödevleri bittikten sonra senin yarim saat dinlenmeye ihtiyacının olduğunu, ve bu süre de dinlenmek istediğini bu şekilde daha enerjik bir şekilde günün geri kalan kısmında onlarla zaman geçirebileceğini söylemesini önerdim. Bu sürenin adi “Annenin dinlenme zamanı” olsun, belli bir saat belirleyin, o saatte çocuklarda kendi başlarına meşgul olsunlar” dedim. Çocuklar kabul ederler mi anlayış gösterirler mi diye düşündükten sonra eşi ve çocuklarıyla bu konuyu konuşacağını söyledi. Birkaç hafta sonra günlük planlarını tekrar değiştirdiklerini ve plana annenin dinlenme zamanını eklediklerini, her gün saat 4 de çocukların bahçeye çıktığını ve yarim saat önemli bir şey olmadığı sürece annelerini rahatsız etmediklerini ve bunun hem çocuklara hem kendisine çok iyi geldiğini anlattı. “Çocuklar çok kolay kabul ettiler ve kuralımıza uyuyorlar, ben de dinlendikten sonra onlarla daha yoğun ilgilenebiliyorum” dediğinde kendisine “Çocukların bu şekilde başkalarına saygıyı, başkalarının düşünce ve duygularına önem vermeyi de öğrenmiş oluyorlar” dedim.
Tutarlılık, düzenli ve önceden planlanmış bir gün, aile bireylerinin birbirlerine duygu ve düşüncelerini ifade edebilmesi, sağlıklı bir iletişim huzurlu bir aile yaşamı için çok önemlidir.
Sevgilerimle
Not: Son günlerde uzun süre bilgisayar başında oturamadığım için Ağustos ayında yazmış olduğum ama net bağlantım olmadığı için beklettiğim bu yazımı ekledim. 2 Yaş Sendorumuyla ilgili yazımı da en kısa sürede eklemeye çalışacağım.
S. Nil Tuncalı
Eğitmen-Çok Kültürlü Eğitim Uzmanı-Wellness Trainer














