Kızım 26 aylık oldu. Her nekadar "Hayır" demeyi eskisinden daha çok seviyor, " Bırak ben yaparım anneciğim" cümlesini çok sık kullanıyorsa da 2 yaş sendorumu şimdilik zorlamıyor. Babası her dediğimize "Tabi anneciğim, tabi babacığım" diyen kızının " Hayır" demeye başladığında ilk başta zorlandı. Şimdi O da benim kullandığım taktiklerden yararlanıyor.
Bu taktiklere başka bir yazımda değineceğim.

Kızım iki dilli büyümesine rağmen konuşma gelişimi oldukça hızlı. İki dilli büyüyen çocukların konuşmaya geç başlayabilme ihtimali teori de var ama pratikde bunun tam tersinin gerçekleştiğine çevremde şahit oluyorum. Tabii iki dilli eğitim kurallarına göre uygulandığı takdirde...
Türkçe ve Almanca pasif kelime hazinesi hemen hemen aynı düzeyde olan kızımın aktif kelime hazinesi konusunda Türkçe arkadan geliyor. Bu nedenle daha fazla Türkçe kitap okuma, şarkı, parmak oyunu ve kukla oyunlarıyla dengeyi kurmaya özen gösteriyoruz. Konuşma gelişimi için önemli bir yeri olan kukla oyunları için Türkçe hikayeler uyduruyoruz. Ertesi gün kuklaları eline geçiren kızım kukla perdesinin arkasından onları aynı şekilde konuşturmaya çalışıyor.

Konuşmayı çok seven anne babanın kızı olarak konuşma konusunda çok istekli. Çevresiyle dıyalog kurmak en sevdiği şeylerden birisi. Bu da sosyal gelişimini olumlu yönde etkiliyor.

Anı kalması niyetiyle not aldığım birkaç örnek diyaloğu paylaşayı sizlerle:

Markette alışveriş arabasında oturup çevresini süzen kızıma yaklaşan yaşlı Alman bayan: " Ne güzel gözlerin var senin"
Kızım: "Evet.( Tuzağıma birini düşürmüşken sohbete başlayayım hemen der gibi) Çocuklar arabada arkaya oturur"
Bayan: "Evet haklısın anneler nerde oturur?
Kızım: " Öndeeee. Annem arabayı sürer"
Bayan: "Harikasın. peki babalar?"
Kızım: "Babam işteee"

Yine bir markette ona gülümseyen yaşlı teyzeye arabadaki içecekleri gösterip " Bebekler cola içmez ( Başını ve işaret parmağını sallayarak)
Teyze " Evet, ne güzel sen bililyorsun bunu "
Kızım: "Hı-hı anneler cola içer babalar içer Tuana meyve suyu içer"
Teyze: " Evet çok haklısın ne iyi yapıyorsun tebrik ederim"
Kızım: " Hoşçakal"

Yemekte bardağına su koyan arkadaşıma "Teşekkür ederim Ulli" diyen kızıma arkadaşım "Sen çok kibar bir çocuksun Tuana"
Kızım " Anne Ulli "Tuana Kibar çocuk" diyor" ben: "Evet öylesin annecim"
Ertesi gün markette "Merhaba" ve "Teşekkür ederim" diyen kızıma, kasadaki bayan " Ne kadar kibarsın sen" deyince kızım" Evet Ulli diyor " Tuana kibar çocuk"
Bayan:"Hmmmm Ulli doğruyu söylemiş"
Kızım: "Ulli bana boya getirdi, yüzümü boyadım"
Sıradaki herkes gülümserken ben " tuana artık gidelim insanlar kasada ödeme yapacak
Kızım sıradaki orta yaşlı beyi gösterip " Aaa Dede de miii?"....

Hernekadar 2 yaş en zor yaşlardan birisi de olsa en zevkli yaşlardan da biri bana göre. Artık yemek masasında sohbete katılan bir kişi daha var. 2 yaş sendorumu ile ilgili yazımda görüşmek üzere hepinizin bayramını kutlarım.

Not: Uzmanlarımız bölümümüzdeki " Yaşam Antranörünüz" isimli köşesinde bilgi ve tecrübelerini, araştırmalarını bizlerle paylaşacak olan Sayın Abdullah Bey' e "Hoşgeldiniz" diyor paylaşım ve emekleri için şimdiden teşekkür ediyorum.



S. Nil Tuncalı
Eğitmen-Çok Kültürlü Eğitim Uzmanı-Wellness Trainer

Çocuk Sevgisi

- Pedagojik Danışmanlık ve Aile Bilgi Paylaşım Platformu -

Uzmanlarımız